İşlediği Cinayetler

Jeffrey Lionel Dahmer (Milwaukee Yamyamı / Milwaukee Canavarı) İşlediği Cinayetler


Stephen Hicks, 19 yaşında, 6 Haziran 1978 

Steven Tuomi, 26yaşında, 15 Eylül 1987 

James "Jamie" Doxtator, 14 yaşında, Ocak 1988 

Richard Guerrero, 25 yaşında, 24 Mart 1988 

Anthony Sears, 26 yaşında, 25 Mart 1989 

Eddie Smith, 36 yaşında, Haziran 1990 

Ricky Beeks, 27 yaşında, Temmuz 1990 

Ernest Miller, 22 yaşında, Eylül 1990 

David Thomas, 23 yaşında, Eylül 1990 

Curtis Straughter, 19 yaşında, Şubat 1991 

Errol Lindsey, 19 yaşında, Nisan 1991 

Tony Hughes, 31 yaşında, 24 Mayıs 1991 

Konerak Sinthasomphone, 14 yaşında, 27 Mayıs 1991 

Matt Turner, 20 yaşında, 30 Haziran 1991 

Jeremiah Weinberger, 23 yaşında, 5 Temmuz 1991 

Oliver Lacy, 23 yaşında, 12 Temmuz 1991 

Joseph Bradehoft, 25 yaşında, 19 Temmuz 1991 


Amerika'da 1978 ile 1991 yılları arasında 17 kişiyi öldüren seri katil Jeffrey Dahmer'in hayatının anlatıldığı “Evan Peters”ın başrolünde olduğu yeni Netflix yapımı "Monster: The Jeffrey Dahmer Story" Netflix'te yayınlanmaya başladığından beri bu seri katilin gerçek hayatı merak konusu oldu. İşte Milwaukee Yamyamı Jeffrey Lionel Dahmer‘in biyografisi... 

Halk arasında bilinen adıyla Milwaukee Yamyamı veya Milwaukee Canavarı olan seri katil Jeffrey Lionel Dahmer; 21 Mayıs 1960 tarihinde ABD'nin Wisconsin eyaletinin Milwaukee şehrinde Joyce Annette  ve analitik kimyacı Lionel Herbert Dahmer'ın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Kendisinden 7 yaş küçük bir kardeşi bulunmaktadır.  

Jeffrey Dahmer'i diğer seri katillerden ayıran en önemli özelliği, genel olarak cinayet işleyen kişilerin kurbanlarını öldürmeden önce onlara işkence etmek suretiyle kendilerini tatmin etmeleri ve yeterince doyuma ulaştıktan sonra öldürme eylemine geçmeleri iken, Dahmer için bu durumun tam tersinin olmasıdır. Jeffrey Lionel Dahmer kurbanlarını önce öldürüp ardından eğlenmeye başlamaktadır. On iki kişilik bir kurban listesi olan Dahmer, dünyanın en ünlü seri katilleri arasındadır. 

Jeffrey Lionel Dahmer ‘in İlk Yılları; 

Annesinin Jeffrey Lionel Dahmer’in hamilelik döneminin zor ve sorunlu geçtiğinden bahsedilmektedir. Zor ve sorunlu bir ailede yaşamını sürdüren Dahmer 8 yaşındayken ailesiyle birlikte Bath, Ohio’ya yerleşmişlerdir. Çocukluk dönemi çok normal gibi görünse de aslı öyle değildir; özellikle 10-15 yaşları arasındaki dönemden başlayan çekingen ve iletişim sıkıntısı yaşayan bir bireye dönüşmüştür. Sosyal hiçbir aktiviteye katılmayan Dahmer ayrıca ölü hayvanları kesip incelemektedir. Hatta daha da ileriye gidip ölü bir köpeğin kafasını kazığa çakıp bahçeye diktiği söylenmektedir. Dahmer lise döneminde annesinin ve babasının ayrılmasıyla tek başına kalmış ve alkol kullanarak alkolik hale gelmiştir. Babasının ısrarı üzerine Ohio State Üniversitesi'nde okumaya karar vermiş fakat alkol kullanımı ve derslere katılım sağlamadığından ötürü okuldan atılmıştır. Babası bu duruma kızarak oğlu Dahmeri’in orduya katılmasına vesile olmuştur. Herşey bir dönem sorunsuz gitsede aynı sebeplerden ötürü ordudan da atılmıştır. Hiçbir şekilde normal hayata uyum sağlayamayan Jeffrey, bir dönemde hastanede çalışmış buradan da alkol sebebiyle kovulmuştur.  

Alkol sorunu ilerleyen Jeffrey’in babası onu 1988 yılında büyükannesi ile yaşaması için ikna etmiş; fakat Dahmer’in davranış bozuklukları, büyükannesinin cansız manken ve mermi odasında bulması, bodrumdan gelen kötü kokular sebebiyle büyükannesi evi terk etmesini istemiştir. . Ayrıca büyükannesiyle yaşadığı dönemde 1982 ve 1986 yıllarında iki kez edepsiz teşhir yüzünden tutuklandı; ikinci tutuklanışının sebebiyse iki erkek çocuğunun önünde mastürbasyon yapmış olmasıdır.  

Büyükannesinin yanından taşınan Jeffrey, Milwaukee'nin batı yakasında bir ev bularak Ambrosia Çikolata Fabrikası'nda çalışmaya başlamıştır. 26 Eylül 1988'de, taşınmasının ilk gününde Somsack Sinthasomphone adlı 13 yaşındaki çocuğu uyuşturması ve taciz etmesi nedeniyle tutuklanmıştır. Sonrasında ise beş yıllığına tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ve bir yıllığına mahkûm çalışma izni almıştır. İki ay şartlı tahliye alan Dahmer, yeni evine taşınarak 1991'deki yakalanışına kadar olan cinayet ve tecavüzlerine devam etmiştir.  

Jeffrey Lionel Dahmer ‘in İşlediği Cinayetler; 

İlk cinayetini 1978 yılında babasıyla yaşadığı dönem evde kimse yokken Steven Hicks adlı bir otostopçuyu alıp babasının evine götürmesiyle başlar. Eve getirdiği kurbana birlikte bira içmeyi ve seks yapmayı teklif eder red cevabı alınca onun kafasına 5 kiloluk dumbell ile vurarak öldürür. İlk cinayetinin korkması sebebiyle ne yapacağını bilemediğini ama bir yandan da bu durumun hoşuna gittiğini belirtmiştir. İlk kurbanını babasının evinin arka bahçesine gömmüştür.  

İkinci cinayeti Steven Tuomi’yi ilk cinayetinden 9 yıl sonra işlemiştir. Bu durumdan zevk aldığını dile getiren Dahmer; aralıklarla iki erkeği 1988'de, birini de 1989'da aralıklarla cinayet işlemeye devam etmiştir. Bu süreçte genelde kurbanlarını gay partilerinden seçmiştir. 1989'da öldürdüğü Anthony Sears'ın kafatasını, yakalanıncaya kadar saklamıştır. Bu durumu ise “onlardan bir parça hep yanımda olsun istiyorum” açıklamasında bulunmuştur. Anneannesinin evinden sonra taşındığı ev cinayet üssü olmasıyla ünlenmiş; 213. Daire, 924 Kuzey 25. Sokak, Milwaukee. 1990 boyunca dört, 1991 boyunca sekiz cinayet işlemiştir.  

27 Mayıs 1991'in sabah saatlerinde, 14 yaşındaki Konerak Sinthasomphone (tesadüfen Dahmer'ın daha önce istismar ettiği çocuğun küçük kardeşidir) sokakta çıplak, ağır uyuşturucu etkisi altında ve rektumu kanamış bir halde bulunmuş bu durumu gören iki genç kadının 911’i aramasıyla polisler gelmiştir. Dahmer durumu farkederek kadınları sevgilim diyerek ikna etmeye çalışmıştır. İki kadın Konerak Sinthasomphone’i vermemekte diretmesine rağmen polis çocuğu Dhmer’e teslim etmiştir. Polis sonralardan apartmana tekrar geldiklerinde, aparman sakinlerinin ifadelerinde ‘daha önce içeriden kötü kokuların geldiğini, fakat bunu polislerin soruşturmadıklarını’ ifade etmişlerdir. Aslında o dönem içeriden gelen koku Dahmer'ın bir önceki kurbanı Tony Hughes'ın yatak odasında çürüyen cesedidir. Bu iki polis, Sinthasomphone'un yaşı hakkında hiçbir soruşturma yapmadığı gibi, Dahmer'ın da kimliğine bakmayarak, onun aslında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan çocuk tacizcisi olduğunun ortaya çıkmasını engel olmuşlardır.  O gece Dahmer, Sinthasomphone'u öldürerek parçalamış ve kafatasını anı olarak saklamıştır.  

1991 yazında Jeffrey Dahmer, ortalama her hafta birini öldürmektedir. 30 Haziran’da Matt Turner'ı, 5 Temmuz’da Jeremiah Weinberger'ı, 12 Temmuz’da Oliver Lacy'yi ve son olarak 19 Temmuz’da Joseph Brandehoft'u öldürmüştür. Sapkınca bir fikirle insanlardan zombi yapmayı aklına koyan Dahmer; kurbanlarının kafatasını büyük bir şırıngayla delip içine hidroklorik asit veya kaynar su enjekte ederek olacağına inanmaktadır. Oxford Apartmanı'nda oturan diğer sakinler, 213. Daire'den sürekli gelen kötü kokuları, elektrikli testere gürültülerini ve sıkça zemine düşen ağır eşya seslerinden sebeple sürekli şikayette bulunmuşlardır.  

Jeffrey Lionel Dahmer‘in Tutuklanması; 

22 Temmuz 1991 yılında Dahmer, Tracy Edwards'ı evine davet etmiştir. Edwards'ın verdiği ifadeler göre Dahmer, eline kelepçe takmaya çalışmış ve başarılı olamamıştır. Evdeki birçok anormal duruma şahit olan Edwards, birden Dahmer’in yüzüne ve karnına vurarak kaçma şansı elde etmiştir. Sokakta bir bileğinde kelepçeyle koşarken Edwards, iki polis memuru Robert Rauth ve Rolf Mueller tarafından sürülen bir arabaya ulaştı ve onları Dahmer'ın evine götürdü.  İki polis memurunun Dahmer’e olumlu davranması sebebiyle onun davranışı da aynı şekilde olmuştur. Sonrasında ev incelemesinde polis memurunun yatak odasında gördüğü ceset sebebiyle Dahmer burada tutuklanmıştır. Sonrasında evde yapılan araştırmalarda evde üç tane daha kafatası, ceset ve insan kalıntısı fotoğrafları, parçalanmış el ve penisler, buzdolabındaki insan cesetleri bulmuşlardır.  

Dahmer’in evi, tutuklanışı ve cinayetleri kısa sürede büyük kötü bir şöhret kazanmıştır. Ayrıca detaylı yapılan incelemelerde evde; asit dolu fıçılarda saklanan insan etleri, kafatasları bulundu. Soruşturmalar sonrasında Dahmer'ın nekrofili ve yamyamlık gibi etkinlikleri de gerçekleştirmiş olduğu görülmüştür. Toplamda evden yedi kafatası ve buzlukta da bir insan kalbi bulundu. 

Jeffrey Lionel Dahmer‘in Yargılanma Süreci; 

Mahkeme 30 Ocak 1992'de görülmeye başlamıştır. 17 ciayetten yargılanmasına rağmen bu sayı sonradan 15’e düşürülmüştür. Kanıtlar ve mahkeme süreci Dahmer’a karşı gelişmeye başlayınca akıl sağlının yerinde olmadığını ve bu durumun göz önüne alınarak yargılanmak istediğini dile getirmiştir. İki hafta süren mahkemenin ardından, jüri Dahmer'ı 15 kişinin katili olarak akıl hastası ve suçlu sıfatıyla 15 hayat süresi yani toplam 957 yıl boyunca hapse mahkûm etmiştir. Bu karar üzerine pişman olduğunu ve idam edilmek istediğini belirtmiştir. Aynı yılın Mayıs ayında, Ohio'ya nakledilen seri katil, burada ilk kurbanı Stephen Hicks için de ayrıca yargılanmıştır.  

Jeffrey Lionel Dahmer‘in Hapis ve Ölüm Süreci; 

Hayatının geri kalan kısmını Portage, Wisconsin'deki Columbia Correctional Institution'da geçirmiştir. Hapishanede iki kez saldırıya uğramıştır. İlk saldırısı 1994 yılının Temmuz ayında, hapishanedeki dini ayin sonrasında bir mahkûm tarafından jiletle boğazından yaralanmıştır. Bu olayı hafif yaralarla atlatmıştır. İkinci saldırısı ise 28 Kasım 1994'te hapishane spor salonunda temizlik işlerini yaparken, Dahmer ve diğer mahkûmlardan Jesse Anderson; Christopher Scarver tarafından dambıl ile saldırıya uğramış ve ambulansla taşınırken ölmüştür. Dahmer’in ölümüne sebep olan mahkum Anderson da iki gün sonra hayatını kaybetmiştir.  

Jeffrey Lionel Dahmer‘in Ölümü Sonrasında Olanlar; 

Ölümünü öğrenen anne medyayı oğlunun ölümüne sebep olmaktan dolayı suçlu bulmuştur. Kurbanların aileleri ise Dahmer’in ölümüne sevindiler. Cinayetlerden sonra, Oxford Apartmanı kapatılmıştır. 1994'te Lionel Dahmer, A Father's Story ("Bir Babanın Hikayesi") adında bir kitap yayımladı ve gelirlerin bir kısmını kurbanların ailelerine ayırmıştır. Lionel Dahmer'ın ilk eşi Joyce (Flint) (aynı zamanda Jeffrey'in annesi), 2000'de, 64 yaşında kanserden dolayı hayatını kaybetmiştir. Dahmer'ın genç kardeşi David ise, soyadını değiştirip sade bir hayat yaşamaya devam etti.  

Jeffrey Lionel Dahmer‘in Bilinen Cinayetleri; 

Stephen Hicks, 19 yaşında, 6 Haziran 1978 

Steven Tuomi, 26yaşında, 15 Eylül 1987 

James "Jamie" Doxtator, 14 yaşında, Ocak 1988 

Richard Guerrero, 25 yaşında, 24 Mart 1988 

Anthony Sears, 26 yaşında, 25 Mart 1989 

Eddie Smith, 36 yaşında, Haziran 1990 

Ricky Beeks, 27 yaşında, Temmuz 1990 

Ernest Miller, 22 yaşında, Eylül 1990 

David Thomas, 23 yaşında, Eylül 1990 

Curtis Straughter, 19 yaşında, Şubat 1991 

Errol Lindsey, 19 yaşında, Nisan 1991 

Tony Hughes, 31 yaşında, 24 Mayıs 1991 

Konerak Sinthasomphone, 14 yaşında, 27 Mayıs 1991 

Matt Turner, 20 yaşında, 30 Haziran 1991 

Jeremiah Weinberger, 23 yaşında, 5 Temmuz 1991 

Oliver Lacy, 23 yaşında, 12 Temmuz 1991 

Joseph Bradehoft, 25 yaşında, 19 Temmuz 1991 

Jeffrey Lionel Dahmer‘in Psikolojik Analizi; 

Dahmer'a borderline kişilik bozukluğu, şizotipal kişilik bozukluğu ve psikoz teşhisi konmasına rağmen, duruşmasında yasal olarak aklı başında olduğu tespit edilmiştir. 

Jeffrey Lionel Dahmer İle İlgili Sık Sorulan Sorular


Adı ve Soyadı : Jeffrey Lionel Dahmer
Meslek : Seri Katil
Doğum Tarihi : 21 Mayıs 1960 / 28 Kasım 1994 (Ölüm)
Boyu : Bilinmiyor
Kilosu : Bilinmiyor
Göz Rengi : Mavi
Sevgilisi : Bilinmiyor
Burcu : Boğa
Eğitimi : Bilinmiyor
Doğum Yeri : ABD- Wisconsin /Milwaukee


Daha Fazla Biyografi
Aynur Gemici Kimdir ?

Aynur Gemici

Kısmetse Olur Aşkın Gücü

Oğuz Kekin Kimdir ?

Oğuz Kekin

Kısmetse Olur Aşkın Gücü

Batuhan Berke Elma Kimdir ?

Batuhan Berke Elma

Kısmetse Olur Aşkın Gücü / Berke

Mert Kılıç Kimdir ?

Mert Kılıç

Kısmetse Olur Aşkın Gücü

Yeliz Kılıç Kimdir ?

Yeliz Kılıç

Kısmetse Olur Aşkın Gücü